Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Tedavileri

Kulak Burun Boğaz alanında en sık karşılaşılan şikayetler hangileridir? Kulak Burun Boğaz Hastalıklarının belirtileri nelerdir? Kulak Burun Boğaz Hastalıkları nasıl teşhis edilir, tetkik ve tedavi yöntemleri nelerdir? Kulak Burun Boğaz ameliyatları nasıl yapılır?

Kulak Burun Boğaz alanında aşağıda sıralananlar şikayetler en sık karşılaşılan şikayetlerdir. Bu hastalıkların teşhis ve tedavisinde tanıya yönelik tetkikler, testler, görüntüleme teknolojileri ve cerrahi operasyonlar uygulanır.

Kulak hastalıklarında işitme kaybı, orta kulak enfeksiyonu, dizziness, vertigo, akustik mörinom tümörleri, meniere hastalığı, kristal kayması hastalığı, kulak kiri buşon, kulak zarı delinmeleri.

Burun hastalıklarında sinüzit, üst solunum yolu enfeksiyonları, burun içi tıkanıklıklar, burun içi konka şişikleri, burun fonksiyon bozuklukları, deviasyon, burun estetiği, burun kırıkları, çocuklarda ve yetişkinlerde burun kanaması, horlama ve uyku apnesi, uyku problemleri.

Boğaz hastalıklarında dil ve ağız içi kanserler, geniz kanseri, üst solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti akıntısı, bademcik ve geniz eti, faranjit, ağız kokusu, boğaz ağrısı.

KULAK HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ

Kulak Hastalıkları ve Tedavileri

İşitme Kaybı Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

İşitme kaybı birçok insanın ortak sorunudur. Yaşın ilerlemesiyle sıklığı artmaktadır. 65 yaş üstü birçok insanda, 80 yaş üstü hemen her insanda işitme kaybı mevcuttur. İşitme desteği işitme kaybını önemli ölçüde geri kazandırır.

Çocuklarda Sessiz Orta Kulak Enfeksiyonu

Sık geçirilen orta kulak enfeksiyonları, yetersiz ve etkisiz tedavi sonucunda çoğu zaman “efüzyonlu otitis media” adını verdiğimiz sessiz orta kulak enfeksiyonlarına dönüşebilir. Burada olay sessiz seyrettiği için ağrı ve ateş gibi bulgular olmaz. İşitme kaybı ise yavaş yavaş şiddetini artırdığı için çocuk ve ailesi çoğu zaman farkına varamaz. Oysa yarattıkları işitme kayıpları hiç azımsanmayacak kadar büyüktür ve çocuğun akademik gelişimini önemli ölçüde etkiler.

Dizziness ve Vertigo Nedir, Belirtileri Nedir?

Dizziness başta hafiflik, bayılma öncesi durum, dengesizlik, teknede sallanır gibi olma şeklindeki durumları tanımlamak için kullanılır. Bazı insanlar denge problemlerini baş dönmesi olarak nitelendirir. Aslında vertigo olarak nitelendirilen baş dönmesi, hastanın kendi bedeninin veya çevresindekilerin etrafında dönmesidir. Hastalar sendeleme, dengesizlik, fenalık hissi gibi durumları da tanımlarken baş dönmesi ifadesini kullanırlar. Baş dönmesi çoğu zaman iç kulağa dayalı problemlerden ortaya çıkar. Zaman zaman beyinle ilgili rahatsızlıklarda, vücudun tümünü ilgilendiren sistemik rahatsızlıklarda, psikolojik rahatsızlıklarda da hasta baş dönmesi şikayetleriyle bizlere başvurabilir. Bunların ayırımı tedavinin doğru yapılabilmesi için önemlidir.

Meniere Hastalığı Nedir?

Nöbetler halinde gelen şiddetli baş dönmesi, kulak çınlaması, değişken işitme kayıpları ve kulakta dolgunluk hissi ile karakterize bir klinik tablodur. Hastalığın başlangıcı genellikle ani başlayan çok şiddetli bir baş dönmesi ile olur. Bu baş dönmesi yaklaşık 20-30 dakika kadar şiddetli devam eder. Bu sırada genellikle baş dönmesinin etkisi ile mide bulantısı ve kusma hastalığa eşlik eder. Hastalar bu sırada kulaklarında bir basınç ve çınlama hissedebilirler. Yaklaşık yarım saat sonra hastaların baş dönmesi geçer. Ama dengesizlik hissi bütün gün devam edebilir. İlk nöbet sonrası hasta tamamen normale döner.

Kristal Kayması Neden Olur?

50 yaş altındaki kristal kopmalarının çoğunlukla sebebi; başa gelen travmalar, ağır sporlar, vestibuler nörinit dediğimiz denge organının nezlesi, kulağa yapılmış ameliyatlar, iç kulağı besleyen damarların ani daralma veya tıkanması, migren, uzun süre sırtüstü yatmak zorunda kalınması durumlarıdır. 50 yaş üzerinde ise; çoğunlukla sebep iç kulağın yaşlanmasıdır (dejeneresans). Buna rağmen çoğunlukla sebep tespit edilemeyebilir (idiopatik).

Kulak Kirleri Hangi Durumlarda ve Nasıl Temizlenmelidir?

Normal salgı halinde olan kulak kiri temizlenmesi gerekmez. Pamuklu kulak temizleyicilerin kullanılması kiri hem ileri iter hem de kurutup daha fazla salgının salınmasını ve kir tıkacının büyümesini tetikler. Kir tıkacı çok büyüdüğünde kulak yolunu tıkar, banyo veya yüzme sırasında kulağa su kaçmasına ve kirin arkasında birikmesine neden olur. Bu durumlarda akut başlangıçlı işitme kaybı, kulak çınlaması ve baş dönmesi görülebilir. Hastalar bu durumdan çok rahatsız olabilirler. Su kaçmasa bile; kir tıkacı tek başına da hafif işitme kaybı yine yapacaktır. Bu kulak kirlerinin hangi durumlarda ve nasıl temizlenmesi gerektiği ise çok önemli olup bazen yanlış uygulamalarla çok büyük problemlere yol açabilir.

BURUN HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ

Deviasyon ve Burun Estetiği

Estetik burun problemleri önde gelen başvuru nedenlerindendir. Genellikle estetik problemlerin yanında burun tıkanıklığı yapan deviasyon ya da alerjik problem de mevcuttur. Estetik problemleri düzeltirken burnun fonksiyonunu ihmal etmemek gerekir. Zaten çoğu estetik ameliyatlarda burun çatısında daralma olacağından, ilave tıkanıklık da varsa sıkıntı had safhaya varacaktır. Operasyon öncesi sadece estetik kaygı yaşanırken göz ardı edilen burun solunum zorlukları, operasyon sonrası ön plana çıkacaktır. Hastanın doğal ve estetik bir buruna kavuşması, fonksiyonel bir burun ile birlikte planlanmalıdır.

Burun Kanamasının Sebepleri 

Burun kanamaları, ön ve arka burun kanamaları olarak ikiye ayrılır. Burun kanamaları, basit nedenlerden oluşabileceği gibi hayatı tehdit edebilecek hastalıkların da habercisi olabilir. Ciddi kanamalar burnun arka tarafında oluşur.

Ön burun kanamaları burnun ön kısmında meydana gelen kanamalardır. Çocuklarda sık görülür, kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olur. Arka burun kanamalarında kan genze doğru akar. Nedeninin bulunması oldukça önemlidir. Bu kanama tipi bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yüksek tansiyonun varlığı nedeniyle yaşlı insanlarda görülür.

Burun Kırıkları Nasıl Tedavi Edilir?

Burun kırığı olan hastalarda eğer yer değiştirme yoksa sadece burun içine tampon konup destek sağlanması yeterli olabilir; ancak yer değiştirme ve şekil bozukluğu olan hastalarda bunun düzeltilmesi gereklidir. Burun kemiklerinin düzeltilmesi için en ideal zaman ilk birkaç saattir. Bu süre içinde henüz ödem gelişmediğinden işlem daha kolaydır. Eğer ödem çok olursa burnun şekli iyi değerlendirilemeyeceğinden müdahale 3-5 gün ertelenir. 2 haftadan fazla zaman geçen hastalarda, kemiklerde kaynama başlayacağından müdahale 6 ay sonra rinoplasti teknikleriyle yapılır.

Alerjinin yol açtığı burun şikayetleri

Alerji, vücudun yabancı cisimlere karşı normalden fazla reaksiyon göstermesidir. Burun, alerjik şikayetlerin ortaya çıktığı en önemli organlardan biridir. Burun içindeki konka dediğimiz etler alerji nedeniyle olması gerekenden fazla şişer. Kişi, alerjik olduğu maddelerle karşılaştığı zaman burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma, burun kaşıntısı gibi birçok rahatsızlık olur. Burnu etkileyen alerjik maddeler daha çok solunan havadaki alerjenlerdir. Bazen yiyeceklere karşı olan alerjiler de burnu ve solunum yollarını etkileyebilir. Alerjide en etkili tedavi, alerjik olunan maddeden uzak durmaktır, fakat bu her zaman mümkün değildir. Böyle durumlarda antistaminik, dekonjestan, kortizon türü ilaç veya aşı tedavisi gerekebilir.

Sinüzit Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Sinüzit nedeni çoğunlukla burun kaynaklıdır. Burun içi tıkanıklık yapan deviasyon, burun içi konka şişlikleri, sinüs girişini tıkayan ödem, polip gibi oluşumlar sinüzitin kronikleşmesine ya da sık tekrarlamasına neden olur. Ayrıca akut seyreden sinüzitler tedavi edilmedikleri veya yetersiz tedavi edildiklerinde hastalık kronikleşebilir. Kulak burun boğaz muayenesi sırasında endoskopik muayene yapılmalıdır. Burun içi sinüs ağızları ayrıntılı değerlendirilmelidir. Geniz, boğaz ve kulakların değerlendirilmesi doktora önemli bilgiler verecektir. Radyolojik inceleme akut sinüzitlerde çoğu zaman gerekmez.

BOĞAZ HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ

Boğaz hastalıkları ve tedavileri

Dil ve Ağız İçi Kanserleri

Dil, ağız içinde en sık kanseri görülen organdır; ancak ağzın diğer bölgelerinde de kanserler görülmektedir. Dil kanseri, genel olarak dilin yan taraflarında haftalar veya aylardır mevcut olan yara veya kabarıklık şeklinde kendini gösterir. Sıradan yaraların aksine iyileşme olmaz ve büyümeye devam eder. Bu şişme veya yara, dil kökü adı verilen dilin arka kısımlarında da görülebilir.

Nasofarenks (Geniz) Kanseri

Nazofarenks, değerlendirilmesi güç ve her zaman basit muayene yöntemleriyle değerlendirilememektedir. Bu bölgenin muayenesinde çoğu zaman endoskop kullanmak zorunda kalınmaktadır. Endoskopla kitle görülmesi durumunda kitlenin yayılımını değerlendirebilmek için görüntüleme seçenekleri kullanılmaktadır. Sonrasında lokal anestezi altında biyopsi alınmakta ve kesin tanı biyopsinin değerlendirilmesiyle konulmaktadır.

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Tedavisi

Bburun akıntısı, boğaz yanması, hapşırık, öksürük, kas ve eklemlerde ağrı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, üşüme-titreme, hafif ateş ve yorgunluk şeklinde belirti gösterir. Eğer belirtiler yüksek ateş, nefes darlığı, bulantı-kusma ve ishal ise doktora başvurulmalıdır. Nezlede hastalık belirtileri daha hafif iken gripte daha ağırdır. Üstelik grip tek başka enfeksiyonlara da yol açabilir. Çoğunluğuna virüslerin neden olduğu bu hastalıkların tedavisinde üzerine başka bakteriyel bir iltihap eklenmemişse antibiyotik kullanmak gereksiz ve faydasızdır. Ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, burun tıkanıklığını açan ilaçlar, boğaz pastilleri ve burun damlaları gibi belirtileri azaltıcı ilaçlardan faydalanılabilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı doğru değildir. Doktor reçetesi dışında antibiyotik başlanmamalı, doktor tarafından başlanan antibiyotik tedavisi ise yarıda bırakılmamalıdır.

Geniz Eti Akıntısı

Geniz akıntısının tam tanısını koyabilmek için, öncelikle KBB uzmanı tarafından detaylı endoskopik muayene yapılmalıdır. Muayene sırasında, geniz arkasındaki mukozanın renk ve kıvam değişiklikleri önemli bir göstergedir. Endoskopik muayene kesin tanı için yeterli değilse, sinüs ile ilgili gerekli radyolojik tetkiklerin yapılması gerekir. Zaman içinde akıntıya kan da karışır ise bir tümör varlığı olasıdır.

Tedavide, ağrı kesici-ateş düşürücülerin ve hipertonik tuzlu suların önemli bir yeri vardır. Eğer geniz akıntısının nedeni kısa süren bir enfeksiyon ise akıntıyı azaltıcı, ağrı kesici ve ateş düşürücü özelliği olan ilaçlar kullanılır. Bunun yanında burun içini hipertonik tuzlu sularla temizlemek de yararlı olacaktır. Tedavi sonrasında 5-6 gün içinde şikayetler ortadan kalkacaktır.

Geniz akıntısı sinüzit gibi uzun süren ve kronikleşme eğiliminde olan bir enfeksiyona bağlı ise antibiyotik tedavisi gerekir. Antibiyotik tedavisine rağmen herhangi bir düzelme söz konusu değilse cerrahi müdahale gerekebilir. Tümör, polip, kemik eğrilikleri gibi durumlarda da ameliyat gerekir.

Faranjit Nasıl Tedavi Edilir?

Akut farenjit bakteri kaynaklı ise antibiyotik kullanımı, alerji kaynaklı ise antihistaminik kullanımı önerilebilmektedir. Bu ilaçların yanı sıra şikayetlerin azalmasını sağlayacak; ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, öksürük kesiciler, burun açıcı spreyler kullanılabilmektedir. Kronik farenjit tedavisi ise biraz daha güçtür. Bu tedavide doktorun önereceği ilaçların kullanımının yanı sıra hastaların da dikkat etmesi gereken durumlar söz konusudur. Uygun tedaviyi belirlemek için öncelikle kronik farenjitin nedeni ortaya çıkartılmalıdır.

Bademcik ve Geniz Etinde Ne Zaman Doktoruma Başvurmalıyım? 

Bademcik ve geniz eti operasyonu, çocuklarda uygulanan en sık operasyonlardan biridir. Yetişkinlerde yapılan bademcik operasyonu da nadir değildir. Bademcik ve geniz eti operasyonu, antibiyotikler bulunmadan önceki dönemden az olsa da hala çocuk ve yetişkinlerin sağlığını düzelten değerli bir operasyondur.

Son yıllardaki çalışmalar ayrıca göstermiştir ki; sürekli orta kulak iltihabından şikayetçi ve orta kulağında sıvı bulunan çocuklarda, geniz eti operasyonu faydalı olabilmektedir. Şu durumlarda doktorunuza başvurmalısınız: Tekrarlayan boğaz ağrıları, ateş, titreme, kötü ağız kokusu, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı, tekrarlayan kulak iltihapları, ağızdan nefes almak, horlama ve uyku bozuklukları, gece terleme, salya akması, diş gıcırdatması, altına kaçırma.

Prof. Dr. Erol Egeli’ye danışın.
Şikayetiniz hakkında soru sorabilir, mesaj yazabilir veya randevu alabilirsiniz.
Tel: +90 (532) 616 70 43


 254 total views