Burada burun tıkanıklığının da horlamaya neden olabildiğinin altını çizmek gerekiyor. Dolayısıyla burun kemiğindeki eğrilik, özellikle alerjik reaksiyonlara bağlı büyümüş burun etleri ve sinüzit öncelikli tedavisi gereken sorunlar arasında bulunuyor. Alerjik rinite bağlı büyümüş burun eti olan hastalara uygulanacak basit bir alerji tedavisi de horlamaya son verebiliyor. Ancak gereklilik halinde burun etlerine uygulanan RF uygulaması oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Boğaz bölgesindeki anormalliklere bağlı horlama ve uyku apnesi spesifik tedavi gerektiren bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Radyofrekans (RF) Cerrahi Nedir?

Uyku apnesinde çoğunlukla diğer cerrahi yöntemlere yardımcı olarak kullanılan bu yöntemde, yumuşak damağın gerginleştirilmek istenen bölgelerine ve gerekiyorsa dilin arka kısmına özel bir cihaz ile radyo dalgaları uygulanır. Radyo dalgalarının yumuşak damak dokusu ve dil içinde oluşturduğu etki, zamanla damağın gerginleşmesini ve dil kökünün küçülmesini sağlar. Her uygulamada tedavi etkisinin ortaya çıkması için 6 hafta geçmesi gerekir ve 3 ay aralıklarla olmak üzere birkaç uygulama tekrarı gerekir.

Bu bir elektriksel veya manyetik enerji olmayıp tamamen radyo dalgaları ile gerçekleşmektedir ve hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. RF lokal anestezi altında, 10-15 dakikada gerçekleşmektedir. Hastanın rahatlama hissedebilmesi için yaklaşık 20 gün beklemek gerekmektedir. Daha sonraki kontrollerde gerekirse 1 ay ara ile 2. ve 3. seanslar yapılabilmektedir. Ağrısız sızısız ve kansız, yan etkisi olmayan bu tedavi yöntemi, hastanın en fazla yarım saat sonra günlük hayatına dönmesini sağlamaktadır.

 27 total views,  1 views today

Bir Yorum Yaz